30 Kasım 2022 Çarşamba

 COVID-19 VE İNSAN SERMAYESİ - 2

 

COVID-19 ve İnsan Sermayesi

Bu analizden çeşitli bulgular ortaya çıkmaktadır.

 İyi temel eğitim göstergeleri, iyi yüksek öğretim göstergeleriyle ilişkilidir ve bu da temelleri geliştirilmesinin öneminin devam ettiğini göstermektedir.

 Bununla birlikte, bu korelasyon mükemmel değildir:

 Bazı durumlarda, temel eğitimdeki görece kötü sonuçlar, özellikle orta öğretim sonrası eğitimde başarı ve kalite iyi olduğunda, yüksek öğretimde daha iyi sonuçlarla telafi edilebilmektedir.

 Veriler aynı zamanda temel eğitimde cinsiyetler arasında önemli bir fark olmadığını ortaya koymaktadır.

 Kadınlar çoğu ülkede yüksek öğrenimde erkeklerden daha iyi performans gösteriyor.

 Ancak STEM çalışma alanlarında kadınların temsil oranı erkeklere göre önemli ölçüde daha düşüktür.

 Analiz, bulaşıcı olmayan hastalıkların ve COVID-19 dahil belirli bulaşıcı hastalıkların morbidite ve mortalite sonuçlarını artıran yetişkin sağlık risk faktörlerinin yaygınlığından kaynaklanan verimlilik kayıplarının bir tablosunu sunmaktadır.

 Akademik literatüre göre obez kişiler, olmayanlara göre ortalama olarak yüzde 10 daha az üretkendir.

 Obezite bölgedeki orta gelirli ülkelerde özellikle yaygındır;  gelir düzeyi yüksek ve düşük olan ülkelerde ise yaygınlığı daha düşüktür.

 Bu durumu obezite ile gelir arasında ters U-şeklinde bir ilişkinin varlığını göstermektedir.

 Eski Sovyet cumhuriyetlerinin tamamında obezite kadınlar arasında erkeklere göre çok daha yaygındır.

  Orta ve Batı Avrupa'da cinsiyet farklılıkları daha azdır ve farkın olduğu yerlerde de erkekler arasında obezite yaygınlığı kadınlara göre biraz daha yüksektir.

 Sigara içmek obeziteye benzer bir üretkenlik kaybı ile ilişkilidir - yaklaşık yüzde 10.

 Sigara içme yaygınlığının gelirle ters U şeklinde bir ilişki sergilediği görülmektedir.

 Burada cinsiyet farklılıkları belirgindir:

 Bölgedeki tüm ülkelerde erkekler kadınlardan daha fazla sigara içiyor ve bazılarında -özellikle Güney Kafkasya'da- sigara içme oranlarındaki cinsiyet farkı 40 puana yakındır.

 Kuzey ülkelerinde ise cinsiyet farklılıkları en düşük düzeydedir.

 Aşırı alkol tüketimi, yüzde 20'ye varan verimlilik kayıplarıyla ilişkilidir.

 Dağılım geniş olmasına rağmen, bir ülkenin gelir düzeyiyle olumlu bir şekilde ilişkilidir.

 Kültür bunda bir rol oynamaktadır:

 Müslüman nüfusu fazla olan ülkelerin aşırı alkol tüketimi oranları, gelir düzeylerinden bağımsız olarak çok düşüktür.

 Her ne kadar ikisi arasında pozitif bir korelasyon olsa da, aşırı alkol tüketimi de tüm ülkelerde erkekler arasında kadınlara göre önemli ölçüde daha yaygındır.

 Sigara ve aşırı alkol tüketimi için var olan büyük cinsiyet farkı, yetişkin hayatta kalma oranlarındaki farklara da yansımaktadır.

 Bölgenin doğu kesimindeki bazı ülkelerde, 15 yaşındaki bir çocuğun 60 yaşına kadar yaşama olasılığı bir erkek için bir kıza göre neredeyse 20 puan daha düşüktür.

 Avrupa ve Orta Asya bölgesinin pandemi öncesi HCI değerleri, bölgede doğan kişilerin, aldıkları sağlık ve temel eğitime dayalı olarak toplumun üretken üyeleri olmayı bekleyebileceklerini göstermekteydi.

 Bununla birlikte, bu analize yüksek öğretimin ve sağlık risk faktörlerinin dahil edilmesi kaçınılmaz olarak çıtayı yükseltmekte ve bu ilave konular üzerinde odaklanma ihtiyacını vurgulamaktadır.

 Öte yandan, COVID-19 salgını bu başarılar için bir risk oluşturmaktadır ve insan sermayesine daha fazla yatırım yapılmasını toparlanma planlarının merkezi unsuru haline getirmektedir.

 Simülasyonlar, okulların salgın sebebiyle kapatılmasının, bölgede üçte bir ile bir tam okul yılı arasında bir öğrenme kaybına yol açabileceğini göstermektedir.

 Bu kayıp, uzaktan eğitim yöntemlerinin yüz yüze sınıfların  yerini almadaki yetersizliğinden ve okul sisteminden ayrılmanın neden olduğu doğal kayıptan kaynaklanmaktadır.

 Dezavantajlı geçmişe sahip öğrenciler, bağlantı olanaklarının eksikliği ve daha sınırlı ev desteği nedeniyle diğer öğrencilerden  daha az öğrendiklerinden, öğrenme kaybının eşitsizlikleri  daha da genişletmesi beklenmektedir.

 COVID-19 salgınının kendisi bölgede 200.000'den fazla insanın  ölümüne neden oldu.

 Ancak sağlık üzerindeki etkileri, ölüm oranlarında ilk anda yaşanan artışların da ötesine geçiyor.

 Hastalığı atlatan kişiler uzun vadede sağlık sorunları yaşayabilirler ve salgın sırasında sağlık hizmetlerinin kesintiye uğraması bulaşıcı olmayan hastalıkların tedavisi i le çocuk ve anne sağlığı üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir.

 Çocuk ölümlerinin görece yüksek olduğu bölge ülkelerinde simülasyonlar, pandemi sırasında sağlık hizmetlerindeki hem talep hem de arzdaki azalmanın bir sonucu olarak 5 yaşına kadar hayatta kalma olasılığının 1 puan kadar düşebileceğini göstermektedir.

 İnsan sermayesine yapılan yatırımları iyileştirmeye yönelik politikaların, bu bölümde belirlenen ve pandemi sonrası bağlamda ortaya çıkan yeni zorlukların belirlediği öncelikleri dikkate alması gerekecektir.

 İlk olarak, eğitimin iyileştirilmesi, eğitim sisteminin temellerinin modernize edilmesini gerektirecektir.

Öncelikler arasında, öğretme ve örenmede yeniliklerin teşvik edilmesi, temel becerilerin vurgulanması, erken çocukluk eğitimine yatırım yapılması, öğrenme ortamlarının ve tesislerinin iyileştirilmesi ve eğitim kurumlarının yönetiminin iyileştirilmesi yer almalıdır.

 Politika girişimlerinin aynı zamanda, uzaktan öğrenme yöntemlerine güvenme ihtiyacının artmasıyla ortaya çıkan zorlukları da dikkate alması gerekecektir.

 Hem evlerde hem de eğitim kurumlarında bağlantı olanaklarına yapılacak yatırımlar ve öğrencilerin ve öğretmenlerin eğitimi, kaliteli öğrenmeyi sağlamak ve eşitlik açıklarının artmasını önlemek için çok önemlidir.

 İkinci olarak, orta öğretim sonrası eğitimin anlamlılığını, sürdürülebilirliğini ve kalitesini artırmak temel bir gerekliliktir.

 Düşük yüksek öğrenim erişim oranlarına sahip ülkeler, yüksek öğretime erişimi artıran kurumların bir örneği olarak topluluk kolejlerine bakabilir.

Orta öğretim sonrası eğitimin kalitesini artırmak için, ezbere odaklanan geleneksel öğrenme biçiminden ziyade problem çözmeyi ve bağımsız çalışmayı vurgulayan müfredat ve pedagojik yenilikler çok önemlidir.

 Yüksek öğretim kurumlarında öğretim üyesi işe alma ve terfi uygulamalarının değiştirilmesi gerekli olabilir; üniversite öğretim görevlileri için performansa dayalı teşviklerin öğrenme sonuçlarını iyileştirdiği gösterilmiştir.

 Tüm bu müdahalelerin, akademik kurumların yönetimini iyileştirmeyi amaçlayan hedefli politikalarla desteklenmesi gerekir.

 Üçüncü olarak, kaliteli eğitime erişimdeki eşitsizlik, bölgedeki birçok ülkede temel ve yüksek eğitim düzeylerinde bir sorun teşkil etmektedir;  özellikle temel eğitim kalite göstergeleri için en üst ve en alt beşte birlik gruplar arasındaki beklenen okullaşma farkları büyüktür ve uzaktan öğrenme yöntemlerine artan bağımlılık bağlamında bu farkın daha da açılması beklenebilir.

 Eğitimdeki eşitsizlik açıklarını kapatmak için çeşitli müdahalelerden yararlanılabilir.

Dezavantajlı grupların okullaşma kararları maliyetlere oldukça hassas olduğundan dolayı, finansal yardımın yüksek öğretime erişimdeki eşitsizliği azaltmaya yönelik en etkili müdahalelerden biri olduğu kanıtlanmıştır.

 Doğu Avrupa'nın çoğundaki Romanlar gibi özellikle dezavantajlı azınlıklar için, özellikle temel eğitimde çeşitli müdahaleleri birleştiren daha bütüncül bir yaklaşım gerekebilir.

 Eğitimdeki cinsiyet eşitsizlikleri bölgede nispeten azdır ancak yine de ele alınması gerekmektedir.

 Eğitim düzeyi bakımından, kadınlar her iki düzeyde de erkeklere göre daha iyi performans gösterdiklerinden dolayı, erkeklerin temel eğitimde ve yüksek öğrenimde kadınları yakalaması gerekmektedir.

 Bununla birlikte, yüksek öğrenimde, kadınların STEM alanlarında çalışma olasılığı önemli ölçüde daha azdır.

STEM alanlarında yüksek öğrenimini tamamlayanlar işgücü piyasasına  daha fazla katılma ve daha yüksek ücret kazanma eğiliminde olduğundan, bu tercihin önemli sonuçları vardır.

 Erkek çocuklarının temel eğitim ve yüksek öğretimdeki performansındaki açıklarını kapatmaya yönelik politikalar ve kızların mesleki hedefleri cinsiyet eşitliğini sağlamanın önemli bir bileşenidir.

 Bazı bulgular, sağlığı iyileştirme çabalarını yönlendirmeye yardımcı olabilir.

 Bulaşıcı hastalık salgınlarının beklenenden daha yaygın olduğu bir dünyada pandemiye hazırlık durumunun iyileştirilmesi temel bir gerekliliktir.

 İlk olarak, bulaşıcı olmayan ve belirli bulaşıcı hastalıklardan kaynaklanan artan morbidite ve mortalite ile ilişkili sağlık riski faktörlerinin önlenmesi üzerinde özellikle durulmalıdır.

 En etkili politikalar, tüketiminin fiyat değişikliklerine oldukça duyarlı olduğu gösterilen sigara ve alkollü içecekler dahil olmak üzere kritik ürünlerin fiyatlarını yükseltmeye yönelik politikalardır.

 Beslenme tarzlarını iyileştirmek ve obeziteyi azaltmak, biraz farklı bir yaklaşım gerektirir.

 İşlenmiş gıdaların tuz ve yağ içeriğini kademeli olarak azaltmak için hükümetlerin ve gıda sektörünün ortak çabalarına ihtiyaç duyulmaktadır.

 İkinci olarak, sağlık politikaları, aktif ve üretken yaşlanmayı teşvik etmek için yaşlı yetişkinler için daha iyi ve daha verimli bakım hizmetleri sunmalıdır.

 İnsanları yaşamlarının sonlarına doğru sağlıklı, aktif ve üretken tutmak, bölgenin yaşlanan işgücü göz önüne alındığında özellikle önemlidir.

 İdeal olarak, sağlık hizmetlerinin kişi merkezli olabilmeleri için entegre bir şekilde yönetilmesi ve sunulması -yani bir kişinin birçok sağlık ihtiyacını ve bu ihtiyaçların sosyal belirleyicilerini dikkate alması- gerekir.

 COVID-19 pandemisi sırasında ilaç dışı müdahalelerin uygulanmasının da gösterdiği gibi, bu yaklaşım aynı zamanda bulaşıcı hastalıkların yayılmasını kontrol altına almak için kritik olan toplum düzeyinde müdahaleleri içermek için yeterince esnek olmalıdır.

 Üçüncü olarak, sağlık politikalarının, bölgedeki bazı ülkelerde devam eden çocuk ve anne sağlığındaki eşitlik açıklarını kapatması gerekmektedir.

 Okul öncesi yıllarda (üç ila beş yaş arası) çocukların sağlık ve eğitim ihtiyaçları genellikle hükümet politikalarına iyi bir şekilde dahil edilmiştir, ancak çoğu ülke erken çocukluk gelişimi (üç yaşa kadar) alanında daha iyisini yapabilir.

 Tüm sağlık politikalarının ortak bir önceliği, bölgedeki erkeklerin sağlık sonuçlarının sistematik olarak kadınlardan daha kötü olduğu, ölüm ve hastalık oranlarındaki keskin cinsiyet uçurumunu ele almak olmalıdır.

 Hizmet kapsamının her zaman daha iyi sonuçlara dönüşmemesinin temel nedeni düşük kaliteli hizmet sunumu olduğundan dolayı, hem eğitim hem de sağlık politikaları, kapsam arttıkça hizmet sunumunun kalitesini sürdürmenin zorluklarını dikkate almalıdır.

  Başarılı müdahalelerin ölçeğini yükseltmek güçtür çünkü programlar büyüdükçe uygulama ve politik ekonomi sorunları ortaya çıkabilmektedir ve genel denge etkileri bazı etkileri azaltabilmektedir.

 Dördüncü olarak, hükümetler insan sermayesindeki gelişmelerin olgunlaşmasının uzun zaman alabileceğini kabul etmelidir.

Kısa vadede, bireyler ancak istihdam edildiklerinde daha verimli olacaklar.

 Bu nedenle ülkelerin iş fırsatlarının sağlandığından emin olmaları gerekir.

 Uzun vadede, daha eğitimli ve sağlıklı bir nüfus büyümeyi teşvik edecektir.

 Halen birçok bilgi açığı mevcuttur.

 Örneğin, sağlık riski faktörlerinde cinsiyet farklılıklarının etkileri veya cinsiyete özgü politikaların nüfus düzeyindeki müdahalelerden daha etkili olup olmadığı hakkında çok az şey bilinmektedir.

 Şartlı nakit transferi programlarının kısa vadede insan sermayesi sonuçlarını iyileştirdiği gösterilmiştir, ancak bu etkilerin uzun vadede  devam edip etmediği belirsizliğini korumaktadır.

 Ödeme planlarının hizmet sağlayıcı teşviklerini nasıl şekillendirdiği ve bunların tasarım ve uygulamasının doğru bir şekilde nasıl yapılacağı konusunda da araştırmalara ihtiyaç vardır.

 Öte yandan, eğitim ve sağlık hizmetlerinin özel sektör veya kamu tarafından sunumunun yararları ve kısıtları hakkında daha fazla hususun anlaşılması gerekmektedir.

Tüm bu alanlarda, araştırmacılar ve politika yapıcılar, vatandaşlarının beşeri sermayelerini artırmak ve onları pandemi sonrası dünyada üretken yaşamlara hazırlamak için neyin gerekli olduğunu belirlemek için güçlerini birleştirebilirler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

  BİR MATEMATİK YAPIMCISI VAR Neden hiçbir şey yok değil de var?   Bu soruya dinin verdiği cevap “Tanrı dünyayı yarattı, onun için bir...